×

Ürünlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. En kısa sürede uzman ekiplerimiz size dönüş yapacaktır.

Geçtiğimiz son 50 yılda, makineleşmeyle birlikte robotik otomasyon sistemleri, insanoğlunun hayatında yer almaya başlamıştır. Özellikle fabrikalardaki ağır işler, insanların yerine, yarı otomasyon sistemleri tarafından yapılmaktadır. Otomotiv sektörü başta olmak üzere birçok sektördeki robotik teknolojiler ve makine parkurunun her geçen gün ilave yeni bölümlerinde tam otomasyona yakın mekanik sistemler kullanılmaktadır. Geçmişte ve bugün, insanlar ile robot teknolojisi arasındaki iş süreci, robot – otomasyon sistemlere “hangi işi nasıl yapacağının bilgisayarda tanımlanması” şeklinde olmaktadır ve robotik sistemler ağır işleri yüksek verimlilik ve sıfıra yakın hata payı ile yapmaktadırlar. Özetle, üretim yapan fabrikalar başta olmak üzere, insanlar ve robotik otomasyon sistemleri, yıllar öncesinden birlikte çalışmaya başladılar ve her geçen yıl otomasyonun payı artmayı sürdürdü. Günümüzde ve gelecekte ise, yazılım altyapıları sayesinde cihazların birbirine bağlanmasıyla (Nesnelerin İnterneti- IoT) ve bazı iş süreçlerinin yapay zekâ robotları ve sistemleri tarafından yapılacak olmasıyla, artık yapay zeka sistemleri ve robotik yazılımlar, gündelik hayatımızın içerisine hızlı bir şekilde yer almaya başlayacaktır. Teknoloji öylesine hızlı bir şekilde gelişiyor ki, yakın gelecekte artık rutine binen ve kuralları belli olan, diğer bir değişle monoton olan tüm işlerin, insanların yerine, robot yazılımlar tarafından yapılıyor olacağına şahit olacağız.

Yan masada çalışma arkadaşınız olan robotta “empati” şarttır

Bilindiği üzere, yapay zekâ çalışmaları günden güne gelişiyor ve ilerliyor. Gelecekte, zeka gerektiren tüm işlerin de, yapay zekalı yazılımların veya robotların tarafından yapacağı açıkçası endişe oluşturuyor. Bu konuda bugüne kadar yayınlanan yazılarda da, günümüzdeki işlerin yüzde 80’nin çok uzak olmayan gelecekte yapılmayacağı yönündedir. Teknolojinin geldiği noktadaki bu hızlı değişim ve dönüşüm, ilk başlarda ciddi bir işsizliğe neden olabilecektir. Zamanla, nesiller bu hızlı değişime ve dönüşüme entegre olarak, robot mühendisliği, veri analisti, uzay mühendisliği gibi yeni iş kollarında çalışma imkanı bulacaklardır. Nitekim, yan masadaki iş arkadaşımızın bir robot olmasına çok da uzak değiliz aslında. İnsanoğlu, yakın gelecekte robotlar ile birlikte çalışıyor olmaya kendini hazırlamalıdır. Ciddi bir bilgiye sahip olacak olan bu akıllı makinelerin, insanlarla bir arada çalışırken, empatiden yoksun olması kesinlikle düşünülemez. Çünkü, insan ve makine bir arada iken, makinelerin insanlara zarar verebilme ihtimalinin önüne geçilmesi zorunludur. Bu noktada, günümüzde robotlara duygusal zekanın eklenmesi, tasarımlarında empati özelliklerinin bulunması gibi konularda ar-ge çalışmaları hızla sürmektedir. Ayrıca insanoğlundaki sevgi, şefkat, aşk, vicdan gibi duyguların analizlerinin yapılması üzerine yoğun çalışmalar da mevcuttur. Yapılan analizlerin sayısallaştırılarak robotlara “duygu cipleri” ile entegre edilmesiyle, robotlarda da sevgi, şefkat, vicdan, aşk gibi duyguların algılanması, anlamlandırılması ve uygulanması gibi duyguların algılanması hedeflenmektedir.

Robotların da, insanlar gibi duyguları olacak mı?

Son birkaç yıldır düzenlenen uluslararası fuarlara ve toplantılara, robot teknolojileri damgasını vurmaktadır ve bu süreç devam edecektir. Sergilenen robotlar, insanların bazı davranışlarını ve duyularını anlayabilmektedir ve bu gelişmeler empati kurabilen robotlar açısından dönüm noktası olabilecek gelişmelerdir. Nitekim, yazılım mühendislerinin geliştirmekte olduğu “duygu çipleri”, insanoğlundaki mutluluk, heyecan, yorgunluk, sinirli olmak gibi duyguların ne anlama geldiğinin robotlar tarafından algılanmasına imkân sunmaya başlamıştır. Global toplantılarda, uluslararası firmaların üzerinde çalıştığı yapay zekâ robotları karşı karşıya geldiğinde, robotların birbirlerine karşı %86 oranında doğru duygular ile yanıt verdikleri gözlenmiştir. Gelecek on yıl içerisinde, ruh halimizden anlayan, sosyal ve duygusal durumları en ince ayrıntısına kadar yorumlayabilen duygusal zekalı robotları etrafımızda yoğun olarak görmenin ötesinde, her birimizin evlerinde yaşantımızın bir parçası olmalarına az kaldı diyebiliriz. Peki, duyguları anlamlandıran yapay zekalı bu robotların, insanlar gibi duyguları olabilecek mi, bunu gelecek nesiller yaşayıp, görecektir.

CVK-Group-1.jpg
Dedeman-Holding-1.png
Elle-Ayakkabı-1.png
ENKA-İnşaat-ve-Sanayi-AŞ-1-1.png
Erpiliç-1.jpg
Hamidiye-Su-1.jpg
Kolin-Holding-1.png
Limak-Holding-1.jpg
Matraş-Deri-1.jpg
Microsoft-Türkiye-1-1.png
Milangaz-1.jpg
mudo-1.jpg
İKEA-1.png
İzmir-Gaz-1.png
Miele-Elektrikli-Aletler-1.png
Sizi Arayalım

Ürünlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için
iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.
En kısa sürede uzman ekiplerimiz size
dönüş yapacaktır.

    ×

    Ürünlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. En kısa sürede uzman ekiplerimiz size dönüş yapacaktır.